menu Menü
Logo Yengi Mecmua

Sahra-yı muhabbetde o divanelerüz kim

Mecnun-ı melametzede en akilimüzdür



PORTEKİZLİ OLUP DÜNYANIN EN İYİ FUTBOLCUSUNUN MESSİ OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERE AÇIK MEKTUP Önceki TABİİ Kİ KENDİMDEN BAHSETMİYORUM Sonraki

SADECE GÜZEL KADINLAR AHLAKLIDIR

İyi olan güzeldir. Güzel olan iyidir. Etik ve estetik bir bütündür. Homerik çağlardan beri bilge insanların kabul ettiği bu yasa, aslında sadece İlyada’nın tatbikinden ibaret kalan Faşizmin iktidarında gerçek anlamına kavuştu. O kadar korkunç ve etkileyiciydi ki, insanlığın ruhunda ve tarihin kalbinde çok derin bir iz bıraktı. Nazilerin gösterdiği basit bir şeydi, güzelliğin kökeninde geometri, yani akıl vardı. Ancak aklın yarattığı şey, güzelliğin kendisi; insanların aklını başından alıyordu.

Yaşamın her parçasının haz nesnesi formunda tasarlanması, yalnızca halkın akl-ı selimi terk etmesine vesile olmakla kalmadı, böylece estetik etiğin yerini aldı. Sakat ve hasta insanlara uygulanan “Öjeni” politikası zayıflığın eleştirisinin ötesinde, çirkinliğin mutlak reddini ilan ediyordu. Zayıf olan iktidarsızdı, iktidarsız olan çirkindi, çirkin olan kötüydü. Nazilere göre öjeni canice değil, aksine kötülükle savaşımın “tek” ve “doğru” yolu olduğu için “saf” ve “masum”du. 

Etik ve estetik bütünlüğü -klasik mimaride- yataydır. Halbuki Nazilerin yaptığı, etiği estetikte yok etmekti. “İyi olan güzeldir” yargısı Nazi mantığında “hiç” oldu. Sonuçta geriye tek bir yargı kalır: Güzel olan iyidir.    

Estetiğin iktidarına karşı “Etik” ayaklandı. Kendine reva görülenin şiddetinde -mutlak bir karşılıktı. Estetik karşıtı sanat hareketleri, en başta Nazizmin etik karşıtı estetizmini protesto etme ülküsüyle örgütlenmiştir. Artık güzel olan -kötü değilse bile- tehlikeliydi. Kesinlikle “masum” değil. Soyut resimde ya da deneysel şiirde kristalleşen bu tavır, otoriteye karşı anarşistlerin başlattığı bir direniş olmanın ötesine geçti. Savaş sonrasında oluşan yeni hegemonyanın, Pax-America’nın genel prensibi haline geldi.

Hayatı Amerikan tarzında yaşıyoruz- çok uzun süredir. Hepimiz Amerika’da yaşıyoruz (we’re all living in america). Kulağa çok kadim gelen sözlerin çoğu aslında hiç de öyle değil. Önemli olan iç güzelliktir deriz mesela. Kalbi güzel olsun yeter ki. Ne kadar bizden, bize ait bir dünya görüşü değil mi? Bu prensibi çiğneyenleri ruhsuz modernler olarak yaftalarız hemen. Sapık  ve ahlaksız insanlar! Oysa bu prensibi çiğneyenler değil, prensibi kabul edenler artık çoktan Amerikalı olmuş Türklerdir.

Güzelleri koşup koşup bulmalı diyen Karacaoğlan, Güzel sevmek bir sarp kale diyebilen Erzurumlu Emrah nerede? Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa derken Aşık Veysel nerede? Maalesef bugün biz Karacaoğlan’a, Erzurumlu Emrah’a çok uzak, Aşık Veysel’e çok yakınız. Veysel’de saf, bozulmamış Anadolu mayasını görüyoruz. Çünkü hiçbirimiz, güzeli -güzelliği aramıyoruz. Güzelliğin fethi artık söz konusu değil. Güzel olanı yüceltmek yerine onu aşağılıyoruz, küçümsüyoruz. Çünkü bize böyle öğretildi. Çünkü güzel olanda sıradan olanı parçalayacak, tanrısal olanı açığa çıkaracak bir yücelik gizlidir. Güzel yücedir. Aklını başından alır ve insanı yüreklendirir. İnsanı adam eder.         

Düzeni tehdit eder. Tüketim toplumunun çocuklara ihtiyacı vardır, adamlara değil. Çocuk meraklıdır, fakat içinde güç arzusu yoktur. Fethetmek istemez, fethetmenin anlamını dahi bilmez. Sadece sahip olmak ister, bir süreliğine -sıkılana kadar. Çocukluğun övüldüğü, erkekliğin ise yerildiği bir toplumda tutkunun yerini merak almıştır. Tutkunun nesnesi güzelliktir, merakın nesnesi ise yeniliktir. Erkek güzel olana ilgi duyar. Çocuksa yeni olana.

Deneysel şiir ilk ortaya çıktığında otoriteye karşı anarşizan bir karşı duruşu temsil ediyordu. Bugün deneysel şiirden bahsedenler, inovasyon toplumunun köpekleridir. Sistemin merkezine saldıran partizanlar değil, sistemin sadık bekçileridir. Meraklı çocuklar…O aptal veletler değil.  Bugünün anarşistleri sarp kalelerin en yüksek burçlarına göz diken adamlardır. Onlar yeri geldiğinde çocukları katletmekten çekinmezler. Ve kadınları arzularlar. Güzel kadınları…

ÇÜNKÜ SADECE GÜZEL KADINLAR AHLAKLIDIR.


Önceki Sonraki

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İptal Yorum gönder

keyboard_arrow_up